a-Sait Faik Abasıyanık (1906-1954): Adapazarı’nda varlıklı bir ailenin oğlu olarak dünyaya gelmiştir. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Bölümündeki eğitimini yarım bırakmıştır. Babasının teşviki ile ekonomi okumak üzere yurt dışına gönderilmiş; fakat buradaki eğitimini de tamamlamamıştır. Avare bir hayat süren Sait Faik denizi, deniz yaşamını çok sevmektedir. Türk Edebiyatının en başarılı hikaye yazarlarındandır. Rus yazar Çehov’un hikaye tarzını benimsemiştir. Kendisinden sonra gelen birçok yazarı etkilemiştir. Ölümünden sonra usta hikayeciliği ile uluslararası çapta önemli bir yeri olan “Mark Twain Derneği” ne onur üyesi seçilmiştir(1953). Hikayelerinde güçlü bir insan ve doğa sevgisi göze çarpar. O gerçeği ve yaşanmışı değil hayali ve hayalinde yaşattığını yazmıştır.

Hikayeleri: Semaver (1936), Sarnıç (1939), Şahmerdan (1940), Lüzumsuz Adam (1948), Mahalle Kahvesi (1950), Havada Bulut (1951), Kumpanya (1951), Havuz Başı (1952), Son Kuşlar (1952), Alemdağ’da Var Bir Yılan (1954), Az Şekerli (1954), Tüneldeki Çocuk (1955), Balıkçının Ölümü (1977)

bilge karasub-Bilge Karasu (1930-1995): Postmodern edebiyatın Türk Edebiyatında önemli temsilcilerinden biridir. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü mezunudur. Modernist eserlerde olduğu gibi hikayelerinde gerçeğin ve hayalin, kurulu düzen ile kaosun, erdemler ile bilinçaltının, bilgi ile sezginin iç içe geçtiği kurmaca bir dünyada sevgisi, korkusu, özlemi, sevinci ve tüm tutarsızlığı ile yalnızlaşmış insan karşımıza çıkar. Bilge Karasu dili en iyi kullanan yazarlardandır. Sanatlı; ama akıcı bir üslubu vardır.

Hikayeleri: Troya’da Ölüm Vardı (1963), Uzun Sürmüş Bir Günün Akşamı (1970), Göçmüş Kediler Bahçesi (1980), Kısmet Büfesi (1982), Lağımlaranası ya da Beyoğlu Susanlar (2008).

inci aralc-İnci Aral (1944-): Önemli kadın yazarlarımızdan biridir. Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Resim Bölümü mezunudur. Edebiyata hikaye yazarlığı ile giriş yapmıştır. Hikayelerinde kadın önemli bir yer tutar. Eserlerinde kadın-erkek, ayrılık, bağlanma, aile hayatı, aşk, özgürlük gibi temaları işlemiştir.

Hikayeleri: Ağda Zamanı (1980), Kıran Resimleri (1983), Uykusuzlar (1984), Sevginin Eşsiz Kışı (1986), Gölgede Kırk Derece (2003), Anlar İzler Tutkular (2003), Ruhumu Öpmeyi Unuttun (2006), Unutmak (2008)

haltun tanerd- Haldun Taner (1916-1986): İstanbul’da doğan yazarımız eğitimli bir aileden gelmektedir. Babası Ahmet Selahattin Bey, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi dekanlığı ve devletler hukuku profesörlüğü yapmıştır. Galatasaray Lisesini bitirmiştir. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Alman Filolojisi ve Sanat Tarihi bölümün mezunudur. Yazarımız birçok üniversitede çalışma yapmış çok yönlü bir kişidir. Tiyatro ile de özel olarak ilgilenmiş; 1967 yılında “Deve Kuşu Kabare Tiyatrosu”nu kurmuştur. Yazılarında çoğu zaman mizahi bir yön bulunmaktadır. Hikayelerinde kente göçen insanın yeni düzen kurmadaki başarısızlığı, uyumsuzluğu, eğitimsizlik nedeni ile ortaya çıkan sorunları, bilgisiz cahil insanları, mirasyedi züppe tipleri, ruhsal bozukluğu olan kişileri betimlemiştir. Sade sayılamayacak bir üslupla yazan;  gözleme önem veren gerçekçi bir yazardır.

Hikayeleri: Yaşasın Demokrasi (1949), Tuş (1951), Şişane’ye Yağmur Yağıyordu (1953), On İkiye Bir Var (1954), Sancho’nun Sabah Yürüyüşü (1969), Yalıda Sabah (1983).

Uzun Hikeyeleri: Ayışığında Çalışkur (1954)

ferit edgue- Ferit Edgü (1936-): İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü mezunudur. Edebiyatın birçok türünde eser veren yazarımızın esas başarısı yazdığı minimal (küçürek) hikayelerde görülmektedir. Hikaye ve romanlarındaki anlatım ve kurgulamadaki ustalığı onun modern edebiyatın önemli yazarları arasında görülmesini sağlamıştır. Hikayelerinde gündelik yaşamın tekdüzeliğini, insanların çalkantılı hayatlarını, erdemsizlikleri, kaybolmuş kişilikleri, birey gözü ile toplumu ve düzensizlik gibi postmodern bir bakış ile anlatmıştır.

Hikayeleri: Kaçkınlar (1959), Bozgun (1962), Av (1968), Bir Gemide (1978), Çığlık (1982), Binbir Hece (1991), Doğu Öyküleri (1995), İşte Deniz, Maria (1999), Do Sesi (2002), Avara Kasnak (2005), Nijinski Öyküleri (2007), Yaralı Zaman Leş (Toplu Öyküleri)

Küçürek(Minimial) Hikaye: Do Sesi, Beklenti, Son Hece, Adlar, İmdat, Acımasız, Arşivden, Kayıp, Düş, Son Yüzücü, Sonumsu, Durak, Yürüyen, Düşüş, Mezar, İnsanoğlu, Masum, Medetsiz, Üşüyen, Dil, Özet, Şanslı, Bir Garip Sürgün, Aykırı, Köpek, Kendiliğinden, Artı. Eksi, Yol, Yeterli, Garip Aile, Koşucu, Belki, Sessizlik, İtiraf, Konuşma, Bir Öykü, İz, Şerbetli, Çöl, Kilit, Kaçış, Susuzluk, Ayrılış, Rastlantı, Başlangıç, Sohbet, Özellikle, Ardından, Erteleme, Hiç, Karakış, İlenç, Işık, Gün, İkili, Kaf, Az, Yürekli, Cesaretsiz

rasim ozdenorenf- Rasim Özdenören (1940-): İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi ve İstanbul Üniversitesi Gazetecilik Enstitüsü mezunudur. Edebiyatımızda hikayeci kimliği ile tanınmıştır. Hikayelerinde kültür ve değerlerine bağlı insanın hayat mücadelesini, yaşadığı ruhsal ve kültürel çatışmalarını, yabancılaşma ve modernizm temalarını işlemiş; simgesel soyut bir dil kullanmıştır. Eserlerinde dini -tasavvufi duyarlılığın izleri görülür.

Hikayeleri: Hastalar ve Işıklar, Çözülme, Denize Açılan Kapı, Çarpılmışlar, Çok Sesli Bir ölüm, Ansızın Yola Çıkmak, Kuyu, Hışırtı, İmkânsız Öyküler, Toz, Acemi Yolcu, Uyumsuzlar

yusuf atilgang- Yusuf Atılgan (1921-1989): 1847 Yunan isyanında Yunanistan’dan Anadolu’ya gelen göçmen bir ailenin oğludur.İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü mezunudur. Türk Edebiyatının ilk modernist yazarlarından birisidir. Köy romanlarının tutulduğu bir dönemde yazıp yayınladığı “Aylak Adam” romanı ile kendisinden söz ettirmeyi başarmıştır. Hikayelerinde bir ucunda umut diğerinde hayal kırıklığı olan bir çizgide gidip gelen değerlerden uzaklaşıp yabancılaşan insanı anlatır.

Hikayeleri:Bodur Minareden Öte (1960), Eylemci (Bütün Öyküleri, 1992), Ekmek Elden Süt Memeden (Çocuklar için…1981)

nezihe merich- Nezihe Meriç (1925-2009): Cumhuriyet döneminin ilk kadın öykü yazarlarındandır. Babası Halis Bey, halk geleneğini iyi bilen, saz çalan, ölçülü – kafiyeli şiirler yazan, Arapça – Farsça bilen kültürlü bir insandır. Neziha Meriç’in yetişmesinde ve edebiyata ilgi duymasında önemli bir rolü vardır. Eserlerinde Evlilik, aile hayatı, yalnızlık, umut, yaşama sevinci,kuşak çatışması, geçim sıkıntısı gibi temaları işlemiştir.

Hikayeleri: Bozbulanık (1952), Topal Koma (1956), Menekeli Bilinç (1965), Dumanaltı (1979), Bir Kara Derin Kuyu (1989), Bolukta Mavi (1992), Yandırma (1998), Toplu Öyküler I (1998), Toplu Öyküler II (1998), Çisenti (2006)

vusat o benerı- Vüs’at O. Bener (1922-2005): Edebiyata 1950 yılında yayınladığı “Dost” öyküsüyle katılmıştır. Özellikle edebi eserlerinde kullandığı dil ve anlatım teknikleri ile  özgün bir yazardır. Hikayelerinde genellikle çevresine karşı yabancılaşan içe kapanık insan; sıkıntı ve korku gibi temaları işlemiştir. Çehov tarzı hikayeler yazmıştır.

Hikayeleri: Dost (1952), Yaşamasız (1957), Siyah-Beyaz (1993), Mızıkalı Yürüyüş (1997), Kara Tren (1998), Kapan (2001)

oguz atayi-  Oğuz Atay (1934-1977):Edebiyatımızda 1972 yılımlanan “Tutunamayanlar” romanı ile tanınmıştır. Bu roman ayrıca edebiyatımızda postmodern tekniklerin kullanıldığı ilk roman olarak da kabul edilir. Yazar Kastamonu’da doğmuştur. İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi mezunudur. Hikayelerinde de romanlarında olduğu gibi yaşadığı toplum ile uyuşamayan kendisine dahi yabancılaşan insanın ruhsal çatışmaları işlenmiştir. Kahramanlar kendisi ve toplum ile hesaplaşma içindedir. Tutunamayan insan bir sorgulama ve arayış içindedir. Bu arayış kendini arayıştan öteye gidemez.

Hikayeleri: Korkuyu Beklerken (1975)

faik baysalb- Faik Baysal (1922-2002):Romanya’da doğmuştur. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Fransız Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü bitirmiştir. Çeşitli liselerde İngilizce ve Fransızca öğretmenliği, radyo spikerliği, gazetecilik, çevirmenlik gibi farklı işlerde çalışmıştır. Toplumcu gerçekçi bir yazardır.

Hikayeleri: Perşembe Adası (1955), Sancı Meydanı (1968), Nuni (1985), Militan (1986), Tota (1991), Güller Kanıyordu (1992), Ilgaz Teyze Öldü (1993), Elleri Sesimin Rengindeydi (1999), Beni Bırakma Doktor (2000).

furuzanc- Füruzan (Feruze Çerçi 1932-): Edebiyatımızda hikayeci kimliği ile tanınan yazarlarımızdandır. Geçim sıkıntısı nedeni ile okul hayatını yarıda bırakmış, iyi bir eğitim alamasa da çocukluğundan beri sanata ve edebiyata ilgi duyan yazar, çeşitli dergi ve gazetelerde yazılar yayımlamış, müzik ve tiyatro ile de ilgilenmiştir. Öykücülüğe Cemal Süreya’nın teşviki ile başlamıştır. Hikayelerinde aile hayatı, çocuk ve kadın gibi temaları işlemiştir. Ayrıca eserlerinde Almanya’da ve Balkanlardaki Türklerin durumlarını, sıkıntılarını da anlatmıştır. Çehov hikaye tarzını benimsemiştir.

Hikayeleri: Parasız Yatılı (1971), Kuşatma (1972), Benim Sinemalarım (1973), Gül Mevsimidir (1973), Gecenin Öteki Yüzü (1982), Sevda Dolu Bir Yaz (1999)

adalet agaoglud- Adalet Ağaoğlu (1929-): 1970 sonrası Türk edebiyatının en önemli yazarlarındandır. Geniş bir bilgi birikimine ve kültüre sahiptir. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Fransız Dili ve Edebiyatı Bölümü mezunudur. Sanat hayatına tiyatro ile giriş yapmış 1970 sonrasında roman ve hikayeye yönelmiştir. Eserlerinde postmodernist tema ve teknikleri kullanır. Aydın ile sokaktaki adam arasındaki uyumsuzluğu, bireyin ruhsal çatışmalarını anlatmıştır. Gözleme ve ruhsal betimlemeye önem verir. Kişilerin davranışlarını kendi zihniyetleri ile şekillendirerek gerçekçi bir tutum izler. Eserleri yazıldıkları dönemin izlerini taşır.

Hikayeleri: Yüksek Gerilim (1974), Sessizliğin İlk Sesi 1978, Hadi Gidelim 1982, Hayatı Savunma Biçimleri 1997

nazli eraye- Nazlı Eray (1945-): Edebiyatımızda yazdığı fantastik hikayeler ile tanınmıştır. Bir postmodernist akım olan “Büyülü Gerçeklik” akımının önemli temsilcilerindendir. Eserlerinde gerçek ile olağanüstünün, hayalin iç içe geçtiği görülür. Hikayelerinde masalsı öğelere, sihir, büyü gibi olağanüstü olaylara, mit ve efsanelere yer verir. Hikayelerin sonunda gerçek ile hayalin ayrımının yapıldığı ufak ayrıntılar her zaman bulunur. Çoğu hikayesinde hayale kaçan mutsuz insanların hayatları anlatılır.

Hikayeleri: Ah Bayım Ah (1976), Geceyi Tanıdım (1979), Kız Öpme Kuyruğu (1982), Hazır Dünya (1984), Eski Gece Parçaları (1986), Yoldan Geçen Öyküler (1987), Aşk Artık Burada Oturmuyor (1989), Kuş Kafesindeki Tenor (1991), Elyazması Rüyalar (1999)

buket uzunerg- Buket Uzuner (1955-):Türk Edebiyatının önemli kadın yazarlarından biridir. Başarılı bir eğitim hayatı geçirmiştir. Hacettepe Üniversitesi Biyoloji bölümü mezunudur. Dünyanın çeşitli yerlerinde Üniversitelerde çalışmalar yapmış çok yönlü bir kişidir. 1970’ten sonra akademik hayatı bir kenara bırakıp tamamen yazarlığa yönelmiştir. Yazarlık ta kendini bulan Buket Uzuner ilk öyküsünü 1977 yılında yayımlar. Böylece yazarımız sanat hayatına öykü yazarlığı ile başlamıştır. Öykücülüğünü “. . . eğer her insan bir edebiyat türüne dönüşse, ben ne şiir, ne de roman olurdum. Ben öyküyüm!” diyerek ifade eder. Postmodernist anlayışla eserler yazmıştır.

Hikayeleri: Benim Adım Mayıs (1986), Ayın En Çıplak Günü (1988), Güneş Yiyen Çingene (1989), Karayel Hüznü (1993), Şairler Şehri (1994), Şiirin Kız kardeşi Öykü (2003), Yolda (2009), Kumral Ada Mavi Tuna, İstanbullular, Gallipoli

pinar kurı- Pınar Kür (1943-): Eğitimli bir aileden gelmektedir. Annesi edebiyat babası ise Fransızca, matematik öğretmenidir. İyi bir eğitim alan yazarımız liseyi Ankara Robert Kolejinde üniversiteyi ise Boğaziçi’nde tamamlamıştır. Postmodernist yazarlardandır. Hikayeciliğinde Çehov tarzını benimsemiştir. Eserlerinde karakter oluşturmada son derece başarılıdır. Bireyin iç dünyasını, ruhsal bunalımlarını, kadın cinselliğini vb anlatmıştır.

Hikayeleri:  Akışı Olmayan Sular (1983), Bir Deli Ağaç (1992), Hayalet Hikayeleri (2004)

tomris uyari-Tomris Uyar(1941-2003): İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Gazetecilik Enstitüsü mezunudur. Hikayeci kimliği ile tanınan yazarlarımız ayrıca usta bir çevirmendir. Birçok yabancı eseri Türkçeye kazandırmıştır. 1950 sonrası kuşağın en önemli hikaye yazarlarındandır. Hikayelerinde postmodernist anlatı tekniklerini kullanan yazarımız Çehov tarzını benimsemiştir.

Hikayeleri: İpek ve Bakır (1971), Ödeşmeler ve Şahmeran Hikayesi (1973), Dizboyu Papatyalar (1975), Yürekte Bukağı (1979), Yaz Düşleri/Düş Kışları (1981), Gece Gezen Kızlar (1983), Rus Ruleti- Dön Geri Bak (1985), Yaza Yolculuk (1986), Sekizinci Günah (1990), Otuzların Kadını (1992), Aramızdaki Şey (1997), İki Yaka İki Uç, Güzel Yazı Defteri